Sakarya Köprü

Gündelik alışkanlıklardan yıldızların diline

Para ve Tasarruf

İşi Kendin Yapmak mı, Devretmek mi? Zaman ve Para Hesabı

Bir işi üstlenmek mi yoksa bilen birine bırakmak mı daha ucuza gelir? Karşılaştırmayı malzeme, zaman ve hata riskini birlikte yazarak yapmanın yolu.

Bir işi kendiniz mi yapmalısınız, yoksa bilen birine mi devretmelisiniz? Evin boyanmasından mobilyanın kurulumuna, taşınmadan bahçe düzenlemesine kadar pek çok işte bu soru karşımıza çıkar. Çoğu kişi kararı tek bir rakama bakarak verir: ustanın istediği ücret. Oysa doğru karşılaştırma, o ücretle sizin harcayacağınız zamanın, alacağınız malzemenin ve göze aldığınız riskin toplamı arasındadır. Hesap bu şekilde kurulduğunda sonuç çoğu zaman ilk sanıldığından farklı çıkar.

Kendi yapma maliyeti sadece malzeme değildir

Bir işi üstlendiğinizde ödediğiniz ilk şey malzemedir, ama tek şey o değildir. Alet almanız ya da kiralamanız gerekebilir. İşi öğrenmek için zaman ayırırsınız. Malzemeyi taşırsınız, artanı elinizde kalır, atığı siz atarsınız. Bunların hiçbiri fatura üzerinde görünmez ama hepsi gerçek maliyettir. Karşılaştırmayı yaparken bu kalemleri de yazmak, kararı çok daha dürüst hale getirir.

Zaman ise en çok küçümsenen kalemdir. Bir hafta sonunu tümüyle alan bir iş, sadece o saatleri değil, ertesi gün hissedeceğiniz yorgunluğu ve ertelediğiniz diğer işleri de içerir. Bu, zamanınızı paraya çevirmeniz gerektiği anlamına gelmez; sadece bedelin farkında olmanız gerektiği anlamına gelir. Bazı işlerde bu bedel keyifle karşılanır, bazılarında yalnızca tükenmişlik bırakır.

Devretmenin gerçek karşılığı

Bir işi bilen birine devrettiğinizde ödediğiniz ücret sadece emek karşılığı değildir. Deneyim, hız, doğru alet ve çoğu zaman bir güvence de o ücretin içindedir. Deneyimli biri sizin bir günde bitireceğiniz işi birkaç saatte tamamlayabilir, çünkü hangi adımın gereksiz olduğunu bilir. Daha da önemlisi, yanlış yapma ihtimali düşüktür; bu da ikinci kez yapılmasının maliyetini ortadan kaldırır.

Devretmenin bir bedeli de vardır: kontrolü bırakmak. İşi başkası yaptığında sonucu tam olarak sizin istediğiniz gibi olmayabilir. Bunu azaltmanın yolu, işi anlatırken beklentiyi somutlaştırmaktır. "Güzel olsun" değil, hangi rengin, hangi ölçünün, hangi bitişin beklendiğini söylemek. Beklenti net olduğunda hem iş daha isabetli çıkar hem de sonradan yaşanan tartışmaların çoğu ortadan kalkar.

Hangi işler devredilmeye daha uygun

Bazı işler doğaları gereği devredilmeye daha yatkındır. Özel alet gerektiren, yükseklikte yapılan, elektrik ve su tesisatına dokunan, geri dönüşü zor olan işler bunların başında gelir. Burada belirleyici olan zorluk değil, hatanın bedelidir. Yanlış boyanmış bir duvar yeniden boyanır; yanlış yapılmış bir su bağlantısı ise çok daha büyük bir zarara yol açabilir.

Buna karşılık tekrar eden, öğrenmesi kolay ve hatası ucuz olan işler kendiniz yapmaya uygundur. Küçük montajlar, düzenleme işleri, basit bakım adımları bu gruba girer. Bu işleri bir kez öğrenmek, sonraki her tekrarda kazanç sağlar. Öğrenme maliyeti bir kez ödenir, faydası uzun süre devam eder.

Karma çözüm çoğu zaman en verimlisi

Karar her zaman ya hep ya hiç olmak zorunda değildir. Pek çok işte hazırlık ve toparlama kısmı size, teknik kısmı bilen kişiye bırakılabilir. Odayı boşaltmak, yüzeyi temizlemek, eski parçayı sökmek, sonrasında ortalığı toplamak zaman alan ama beceri gerektirmeyen adımlardır. Bu adımları üstlenmek, işin süresini ve dolayısıyla maliyetini gözle görülür biçimde azaltır.

Karma çözümde önemli olan sınırın baştan konuşulmasıdır. Hangi adımın kime ait olduğu belirsiz kalırsa iki taraf da diğerinin yapacağını varsayar ve iş yarım kalır. Kısa bir konuşma bu belirsizliği ortadan kaldırır: sen buraya kadar, ben buradan sonra. Bu netlik, hem işin akışını hem de sonrasındaki memnuniyeti belirler.

Fiyat sorarken doğru soruları sormak

Devretmeye karar verdiyseniz, alacağınız fiyatın neyi kapsadığını sormak gerekir. Malzeme dahil mi, taşıma kime ait, artan malzeme ne olacak, iş kaç günde biter, bir aksaklık çıkarsa ne yapılır. Bu soruların cevapları yazılı olmasa bile konuşulduğunda karşılaştırma anlamlı hale gelir. Aksi halde iki farklı teklif aynı işi tarif ediyormuş gibi görünür, oysa kapsamları bambaşkadır.

En düşük teklifi otomatik olarak seçmek de sık yapılan bir hatadır. Aradaki fark bazen kapsamdan, bazen kullanılan malzemenin niteliğinden, bazen de işin ne kadar aceleye getirileceğinden kaynaklanır. Teklifler arasında büyük bir fark varsa, bunun nedenini sormak en pratik korunma yoludur. Sorunun cevabı, çoğu zaman kararı kendiliğinden verdirir.

Kararı kaydetmek ve bir sonrakine bırakmak

Bir işi kendiniz yaptıysanız ne kadar sürdüğünü, ne harcadığınızı ve neyi zor bulduğunuzu kısaca not etmek işe yarar. Devrettiyseniz ödediğiniz tutarı ve sonuçtan memnuniyetinizi yazmak da aynı şekilde. Bu notlar birkaç yıl içinde kendi kişisel karşılaştırma listenizi oluşturur ve bir sonraki kararda tahmin yürütmek zorunda kalmazsınız.

Sonuçta bu karar, becerinizle değil önceliklerinizle ilgilidir. Zamanınız bolsa ve iş sizi yormuyorsa kendiniz yapmak kazançlıdır. Zamanınız kısıtlıysa, hata bedeli yüksekse ya da iş sizi bezdiriyorsa devretmek çoğu zaman daha ucuza gelir. Doğru hesap, ödediğiniz parayla birlikte harcadığınız saati ve göze aldığınız riski de aynı tabloya yazan hesaptır.